Koyunbaba Kimdir
KOYUN BABA
Ol deyince olduranın
Yeri göğü kaldıranın
Donatarak dolduranın
Doksan dokuz adı ile…
Baştanbaşa tarih olan Anadolu’muzun her beldesi gibi, Çorum’un Osmancık ilçesi de tarihî eserleriyle olduğu kadar, yetiştirmiş olduğu tarihî ve dinî şahsiyetleriyle de dikkatleri çekmektedir.
Anadolu’ya gelen Türkler, büyük bir imtihan vererek destan devri yaşayacak yüksekliğe erişmişlerdir. Bu destan devrinin Anadolu’su gerçekten de Alpler ve erenler diyarı haline gelmiştir. Öyle ki, Anadolu’da gaza yapan, fütuhat yapan Türk kahramanları etrafında destanlar teşekkül ettirilmiş, bunların mezar ve türbeleri birer ziyaretgâh haline dönüştürülmüştür. Dikkate değer bir başka husus da, bu kahramanların “baba”, “dede”, “gazi” adlarıyla anılarak kısa zamanda evliyalaştırılmış olmalarıdır.
İşte bu kolonizatör Türk dervişlerinden başka bir söyleyişle Horasan Erenlerinden birisi de Osmancık coğrafyasında yaşamış olan Koyun Baba Hazretleridir.
Evliya Çelebi, Seyahatname isimli eserinde Koyun Baba’yı anlatırken şunları yazmaktadır:
Kudve-i erbab-ı tahkik, zübde-i Âli Âba
Mahzen-i sırr-ı velayet Hazret-i Koyun Baba
Dünyanın ışığı, evliyaların desteği, kalbi temizlerin zübdesi şeyh hazretleri Koyun Baba, bizzat Hacı Bektaş Veli’nin halifesidir.
Adı etrafında oluşan menkıbelerden öğrendiğimize göre; Koyun Baba, Horasan’da dünyaya gelmiştir. Asıl adı Seyyid Ali olup imam Rıza’nın 12 oğlu olarak kabul edilmektedir.
Koyun Baba, Osmancık’a Allah’ın emri peygamberin tavsiyeleri üzerine gelmiştir. O zamanın şartlarında stratejik bir özelliği olan bu yerleşim yerinde tekke açmıştır.
Koyun Baba, Horasan’dan çıkarak Kerbela’yı ziyaret ettikten sonra Hacca gitmiş, oradan Anadolu’ya gelerek Bursa’ya uğramıştır. Burada Abdullah isminde bir zenginin çobanı olmuş, ikiz kuzulayan koyunların bir kuzusu ona verilmek şartıyla anlaşma yapılmıştır. Kısa bir süre sonrada hissesine düşen kırk koyunu önüne katarak Osmancık’a gelmiştir.
Koyun Baba’nın otuz kadar kerameti, menakıpnamelerle günümüze kadar ulaşmıştır. Maneviyat önderlerinin büyüklerinden Otman Baba’nın ve Piri Baba’nın velâyetnamelerinde de Koyun Baba’dan bahsolunmaktadır.
Koyun Baba menakıpnamesi de nazım ve nesir olarak kaleme alınmış ve elyazması eserler olarak günümüze kadar ulaşmıştır.
Koyun Baba Hazretleri, batın yurdunda İmam Ali(K.V.) hazretleriyle buluşup arz-ı hâl ve hasb-i hâl ettikten sonra, İmam Hazretleri O’na:
“Var şimdi oğlum, Hakk yolunda birlik için çalış. Sana muttali olduğu gibi kara kayalı, keklik öter, kekik biter, garip-fakir eğlenecek yer olmayan mekânı bulasın. Oraya varıp sofra yayıp misafiri hoş tutasın fisebilillah yedirip içiresin.” Buyurunca o da kalkıp diyar diyar dolaşmış ve işaret edilen kara kayalı yeri yani bugünkü Osmancık’ı bulmuştur.
Evliya Çelebi’nin verdiği bilgiye göre “Şeyh Hazretleri Koyun Baba bizzat Hacı Bektaş Veli’nin halifesidir. Vefatında burada(Osmancık’ta) toprağa verilmiştir. Sonra Hazreti Sultan Bayezid Veli, mübareği Kadir Gecesi rüyasında görüp vasiyeti üzerine mezarının üstüne yüksek bir kubbe, bir cami, dervişleri için bir meydan, bir yemek ve ziyafet evi, misafirleri için bir kervan saray, sayısız odalarla, mutfak ve kiler yaptırmış, bu hayır hasenatı baştan başa kurşun ile örttürmüştür. Çok mamur bir bina olup, bir fersahlık yerden kurşunları gömgök deniz gibi dalgalanır. Nurlu kubbesinin âleminin parıltısından insanın gözleri kamaşır, gece ve gündün mutfağından nimet eksik değildir.”
Koyun Baba Külliyesine 12 kapıdan girilmiş. Türbesi ise, her iki kenarı iki metre uzunluğunda sekizgen bir gövde üzeri piramidal bir kubbe ile örtülü bir yapıdır.
12 giriş kapısı ve Ehl-i Beyt’ten 12 imama, türbenin sekizgen oluşu da Koyun Baba’nın 8. imam Ali’yyül Rüza çocuklarından olduğuna işarettir diye düşünüyoruz.
Koyun Baba ve dervişleri, sadece Anadolu’nun değil Balkanların da Türk İslam beldesi olarak vatanlaştırılmasında etkili olmuşlardır. Coğrafyanın vatanlaştırılışında imanlı insanın işin içinde ve başında olduğunu unutmamak lazım geldiğini biz söylemesek de tarihi susturmak mümkün değildir.
Yahya Kemal Beyatlı’nın, Edebiyat tarihçisi Fuat Köprülü’ye söyledikleri şu cümleleri hiçbir Türk unutmamalıdır:
“Ahmet Yesevî kimdir? Araştırınız, göreceksiniz bizim milliyetimizi asıl orada bulacaksınız.”
Anadolu’yu ve Balkanlar’ı aydınlatan Hacı Bektaş-ı Veli, Mevlana Celaleddin-i Rumî, Somuncu Baba, Hacı Bayram-ı Veli, Yunus Emre, Sarı Saltuk, Mehmet Dede, Hasan Dede… Ve dahi Koyun Babalar hep Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevî ocağının sönmeyen birer çırağıdır… Onlar ki sevgi medeniyetinin kurucuları ve yaşatıcılarıydı.
“Sevelim sevilelim bu dünya kimseye kalmaz” diyen ozanlarımız “Bir olalım, iri olalım, diri olalım.” Diyen inanç önderlerimiz var olduğu sürece gün bayram günüdür gelin canlar kucaklaşalım.
“Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş sayılmazsınız.” İkazının muhatapları selâm size… Dili bir, gönlü bir, imanı bir insanlar selâm size…


